Black – 블랙

Ta-dam! Bu sene izlediğim Kore dizileri arasında en beğendiklerimden birisi olan Black! Aynı tarz aksiyon-polisiye dizileriyle ünlü olan OCN kanalının 18 bölümlük bir dizisi. Her bölüm yaklaşık 1 saat 20 dakika civarından oluşmakta. Çok uzun gelebilir, evet ama bu tarzı seviyor iseniz izlemeye değer bir yapım olduğunu düşünüyorum. Zira her bölüm film tadındaki kaliteli çekimleri ve senaryosuyla beni etkiledi.


Şimdi bu kadar övdün, nedir bu dizinin konusu anlat bakalım diyorsunuzdur. İlk bölümü anlatmazsam konuyu çok kısa tutmuş olacağım o yüzden birinci bölümdeki olayları da anlatıyorum. Öncelikle Han Moo Gang adında her ceset gördüğünde kusan bir dedektifimiz var. Bu başrollerimizden erkek olanı. Bir de Ölecek insanların yanında siyah gölgeler gören ve yetmiyormuş gibi gölgelere dokunduğunda nasıl öldüklerini de gören kızımız Kang Ha Ram. E bu ikisi nasıl oldu da bir araya geldi ya derseniz olay şöyle. Ha Ram normalde gölgeleri görmemek için siyah camlı güneş gözlüğü takarak geziyor. Ama tam da o günü bulur ya çalıştığı fast food dükkanındaki patronu kızıyor ve çıkarmak zorunda kalıyor. Sonrasında işe bak eski sevgilisi geliyor müşteri olarak. E tesadüf bu ya tam o sırada Moo Gang da orada sipariş veriyor. Ha Ram eski sevgilisinde gölge görüyor ve onu durdurmaya çalışıyor. Tabi herkes delirdi bu kız diye düşünüyor fakat çocuk yola çıkınca bir kamyon çocuğa çarpıyor.

Ha Ram durur mu ben öldürdüm bu çocuğu diye suçluluk duygusundan mıdır nedir ülkeyi terk etmeye karar veriyor. Bindiği uçaktaki herkeste gölge olması sebebiyle herkes ölecek diye yaygara koparıyor ve görevliler bunu uçaktan atıyor. Sonra karakola götürülüyor tabi ki ve bir soruşturma için orada bulunan Moo Gang ile karşılaşıyorlar. Moo Gang, Ha Ram’ın gölgeleri görebildiğini herkesin öleceğini tekrar söylerken duyuyor. Düşürdüğü gözlüğü ona vermek için yanına gittiğinde de Ha Ram durumu anlatıyor. Sonra neyse Ha Ram aklanıyor falan, Moo Gang eve bırakırken bunu intihar edecek birisini görüyorlar ve Ha Ram onda gölge olduğunu söylüyor. Dönüş yolunda Moo Gang adamın gerçekten öldüğünü görüyor ve kahroluyor neden kurtarmadık diye. Sonra Ha Ram’a hadi gel sen gölgeleri gör insanları kurtaralım diye teklif sunuyor ve başlıyoruz dizimizin olaylarına.

Şimdi ilk bölüm böyle. İlk bölümün ardından dizi çok bambaşka olaylara gidiyor. Ondan bahsetmedim o yüzden. Sonrası da spoilera giriyor zaten. Diziyi ayrıntılı incelesem mi incelemesem mi çok kararsız kaldım. Kaçınılmaz spoilerları birileri okursa hevesi kaçar izlemez çünkü. Çok beğendiğim için de önermek istiyorum ama izlemiş olanlar ile de yorumumu paylaşıp onların da yorumunu okumak istiyorum. O yüzden sevgili okuyucular, eğer izlemediyseniz diziyi, yazının buradan sonrası fazlasıyla spoiler içerecektir. Ben uyardım! 😊

Black

Ve sevgili diziyi izlemiş olanlar! Şimdi şöyle bir diziyi neden beğendiğim ve çöpe atmak istediğim kısımlarını konuşalım mı? Her karakterin çok önemli birer rolü olduğunu sonradan öğreniyoruz ancak hepsine tek tek değinmeye kalkarsam yazı fazlasıyla uzar gider. İzlemiş olanlar biliyor zaten. 😊

Şimdi diziyi sevmiş olmamdaki ilk etken aksiyon, polisiye tarzını ve Black gibi olay çözmeli, şok edici sırların ortaya çıktığı senaryoları seviyor olmam. Fakat bu başlı başına bir yapımı sevmeme yeter mi? Hayır! Dizinin ilk birkaç bölümünden ne çıkacağını kestiremeyerek başladım ben. Hatta tanıtım fotoğraflarında başrol oyuncumuzun pelerinli fotoğrafını gördüğümde gülmüştüm.
Bildiğiniz üzere Korelilerin en sevdiği temalardan biri de ölüm melekleri. Özellikle bu seneye damgasını vuran Goblin’in ardından ölüm meleği temalı bir şeyler her yerden fırlıyor. Şimdi siz de bu durumun farkındaysanız benim gibi ön yargılı yaklaşmışsınızdır belki biraz. Ama izledikçe gördük ki dizi buradan başka bir boyutta. Olayın konusu Han Moo Gang, onun üvey abisi Joon ve Joon’a küçükken aşık olan Ha Ram’ın etrafında dönüyor. Han Moo Gang’ın bedenine giren 444 ile ölüm meleklerinin dünyasını da öğrenmiş oluyoruz.

Başta karışık geldi tüm bu olaylar. Artan cinayet sayısı, suçlu olarak gösterilen hedefler ve onlarla meydana gelen olaylar falan. Bir kasettir dizinin başından beri çekeni, saklayanı tırım tırım aranıyor ve uğruna kaç kişi öldürülüyor göz kırpmadan. İşin içinden nasıl çıkacaklar diye merak ediyordum ki olayı güzel bağladılar. O kadar kötü adam varken asıl suçlunun ummadığımız (en azından benim) biri çıkmasıyla taşlar yavaş yavaş yerine otursa da aklıma gelen bir soru oldu. Sırf bu adam için mi bu kadar koşturuluyor kasetin peşinden? Kesinlikle başka bir şey olmalıydı değil mi? Sonra çıkıyor zaten işin arkasındaki asıl güç ve tüm bu cinayetleri işleten ve kasetlerden birinde yer alan adamımız.

Black

Korelilerin en sevdiklerinden biri de kötü siyaset adamları ve skandalları zaten. Bu kadar büyük olaylar dönüyorsa dizide, arkasında ya fantastik bir güç vardır ya da yüksek mertebede bir siyasetçi. Burada klişeye kaçmış dizi biraz ama olaylardaki ilerlemede her zaman canlı tutulan heyecan klişeleri görmezden gelmeye yardımcı oluyor.
Dizi boyunca gözümüze sokulan bir diğer şey ise ölüm meleklerinin kim olduğuydu. Kayıp bedenlerin de ölüm meleği olduklarını öğrendik. Bedenlerini insanlar bulursa da gerçek görüntülerine büründüğünü. Bu durum açığa çıktığından beri hepimiz bekledik 444’nın gerçek kimliğinin ortaya çıkmasını. Cevabı biliyorduk aslında ama ölümünü ve nasıl kaybolduğunu bilmiyorduk. Araba kazasında ölen çocuğun o olmadığını öğrendiğimizden beri en azından. Burada dizinin son iki bölümü ve kan dondurucu hikayesi giriyor devreye. Ben dizi olduğunu bildiğim halde dehşet içinde kalmıştım olayın gerçek yüzü ortaya çıktığında. Baştan beri masum ve evladını kaybetmiş bir anne olarak baktığımız kadın meğer neler yapmış!

Black Poster

Eveeet şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere. Zaten biliyoruz, Koreliler dizilerinde finalleri bir türlü beceremiyor. Dizide ne olmuş olursa olsun sonunda başroller kavuşuyor. Bunu gerçekleştirmek için de kurdukları tüm mantığı hatalarla yerle bir ediyorlar yani. Çok güzel bir diziyi alıp bir final bölümüyle nasıl bu hale getirirler kendileri de utandı mı sormak istiyorum. Neden böyle diyorum tek tek söyleyeyim.
1) Han Moo Gang, yani 444 her şeyi öğreniyor, atlıyor denize kimsenin bilmediği bir uçurumdan. Bunlar olurken herkes bunu Amerika’da ameliyat oldu falan sanıyor. Sonra işkilleniyorlar tabi ve bir de olsun! O uçurumda CCTV varmış ve 444 atlarken çekmiş! Mükemmel bir açıdan ve uzak olmasına rağmen anlaşılıyor o olduğu! Bundan daha da iyisi görüntüler hemen ekibin eline ulaşıyor!! İnanılmaz!
2) Ha Ram küçüklüğünde babasında gördüğü gölge yüzünden babasını gecenin bir vakti korkunç yerlere kadar takip ediyor. Fabrikada babası silahını düşürüyor ve Joon’u saklanırken buluyor. Sonra Ha Ram yürek yiyip yerdeki silahı alıyor ve camın arkasındaki Joon’u babasının gölgesi sanıyor ve vuruyor. Hadi küçük çocuk korkmadı bastı tetiğe diyelim, tam hedefe Joon’un kafasına ateş edip tutturması? Kafasına kurşun yiyen Joon’un kalkıp yürümesi? Varsayım olarak düşündükleri Leo’nun babasının tüfekle vurduğu senaryo daha iyiydi kesinlikle.
3) Dizinin son 10 dakikası. 444 yani Joon’un seçtiği ceza, bir ölüm meleğinin alabileceği en kötü ceza olan hiç var olmama cezası idi. Bu durumda hiç var olmamış gibi herkesin hafızasından silinecekti ve kendisi de yok olmayacak mıydı? Cezayı aldıktan sonra Ha Ram’ın çok normal bir şekilde ilerlediğini kesitler haline gördük. Buraya kadar tamamız. Sonrasında gelen bir Christmas akşamı evinde çocuklara hikaye anlatan nene ve dede olayında tüm ipler koptu. Hadi onu da anladık öldü bankta otururken ve her şeyi hatırladı? Üstüne Joon onu karşılamaya geldi? E hiç var olmama cezasına ne oldu? Ben anlamadım sevgili okurlar. O son 10 dakikayı hiç olmamış varsayıyorum ben de.


Evet dizi hakkındaki düşüncelerim bunlardı. Tamamen hayal kırıklığı olan sonuna rağmen dizinin asıl senaryosunu çok beğendiğimi tekrar söylemek istiyorum. Sonuna da göz yumacağız artık. Sizler de izledikten sonra aynı şeyi mi düşündünüz, yoksa gözden kaçırdığım daha başka noktalar sizi rahatsız etti mi? Ya da tamamen mi beğenmediniz çok merak ediyorum. Lütfen bizimle düşüncelerinizi paylaşın. Bir sonraki yazıya kadar kendinize iyi bakın!

Bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip ederek yeni yazılarımızın tamamından haberdar olabilir.
Facebook 
Google+ 
Pinterest 

Summary
Article Name
Black
Description
Bu sene izlediğim Kore dizileri arasında en beğendiklerimden birisi olan Black! Aynı tarz aksiyon-polisiye dizileriyle ünlü olan OCN kanalının 18 bölümlük bir dizisi. Her bölüm yaklaşık 1 saat 20 dakika civarından oluşmakta.

Related Posts

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Recent Posts

2017 Yılının En İyi 10 Kore Dizisi

2017 Yılının En İyi 10 Kore Dizisi geçtiğimiz yılın Kore dizileri içerisinde seçtiğimiz yapımlardan oluşan koredizileri.net 'in özel listesidir. Özellikle...

Black Knight : The Man Who Guards Me (Güncel Dizi Tanıtımı)

Posterleri ve fragmanlarıyla fazlaca ilgi çeken  Kore dizilerinden birisi Black Knight: The Man Who Guards Me ile karşınızdayız. Yine Korelilerin...

Two Cops (Güncel Dizi Tanıtımı)

Two Cops Two Cops adındaki beklentileri büyük tutan ancak kendisi henüz ne anlatmak istiyor anlayamadığım bir dizilerden bir tanesi. Reply...

Wise Prison Life = Prison Playbook

Wise Prison Life Korece adıyla 슬기로운 감빵생활, İngilizce adıyla Wise Prison Life - Prison Playbook , Kore’de çıktığı günden beri...

Goblin – Guardian: The Lonely and Great God

      2017 yılına sadece Kore’de değil tüm dünyada damgasını vuran, en çok konuşulan dizi! Guardian: The Lonely and Great...