Goblin – Guardian: The Lonely and Great God

      2017 yılına sadece Kore’de değil tüm dünyada damgasını vuran, en çok konuşulan dizi! Guardian: The Lonely and Great God, kısaca Goblin, korece adıyla 도깨비(Doggebi) adeta bir bomba gibi düştü Kore dizileri piyasasına. Descandants of the Sun gibi herkesin izlediği, dilinden düşürmediği, bitişinin ardından bile konuşulmaya devam bir dizi oldu Goblin. Kore’de ve tüm dünyada bu etkiyi yaratmasıyla, Kore dizilerinin çok sevildiği ülkemizde de olay oldu tabii ki.

    Bu kadar iyi ve konuşulan bir dizi bizi şaşırtmayarak tvN’in elinden çıkan bir ürün. Tanıtımları, oyuncu kadrosu, senaryosu kısacası her şeyiyle bangır bangır geldi ve tüm ilgiyi ve beğeniyi topladı. Ben de diziyi daha ilk bölümünden beğenenler kervanına katıldım. 😊


İlk iki bölüm adeta film tadında idi. Çekimleri, müzikleri çok etkileyiciydi. E bir de Gong Yoo başrol olunca oyunculuk konusunda hiç şüpheniz olmadan başlıyorsunuz. Diziyi övmeye neresinden başlasam, neresini anlatsam karar veremiyorum. İzlediyseniz siz de başkasına önerirken sadece “Çok iyi!” diyerek önermişsinizdir.

    Ben daha Kore dizilerinde yeniyim, Goblin’i bilmiyorum, neden bu kadar ünlü oldu biraz bahset diyorsanız gelin önce dizinin konusuna bakalım.

    Dizi eski tarihten bir sahneyle açılışını yapıyor. Yenilmez, her savaştan zaferle çıkan Kim Shin(Gong Yoo) adlı bir general bir gün yine savaştan askerleriyle döndüğünde sarayın girişinde durduruluyor ve ona hain deniliyor. Kim Shin ise genç kralla görüşmek istediğini söyleyip saraya giriyor ve kralın yanında ona sürekli kendi çıkarlarını ve kötü niyetlerini fısıldayan veziri bu sefer General Kim Shin adına vesveseyi veriyor. Orada öldürülen Kim Shin bir Gobline dönüşüyor ve ölümsüz oluyor. Uzun yıllar geçtikçe bu bir lütuftan ziyade işkenceye dönüşüyor onun için. Ölümsüzlükten kurtulması için vücuduna saplanan kılıcı çıkaracak bir Goblin gelini (도깨비신부=Doggebi Şinbu) gerekiyor ve onu bulmayı bekliyor.

    900 yıllık yaşamında bir gün yolda kaza geçiren ve kaderi ölüm olan hamile bir kadını kurtarıyor. O gün kadının canını almaya gelen Ölüm Meleği (Lee Dong Wook) kadını bulamıyor. Kadın doğuruyor ve kızına Ji Eun Tak (Kim Go Eun) adını veriyor. Ji Eun Tak hayaletleri görebiliyor ve hayaletler ona Goblinin gelini olduğunu söylüyorlar. Bir gün annesi aniden ölüyor ve teyzesiyle yaşamaya başlıyor.


Sonra dizi günümüze dönüyor ve Ji Eun Tak doğum günü olduğu için tek başına bir deniz kenarına gidiyor ve pastasındaki mumu üflüyor. O zaman yanında aniden Kim Shin beliriyor. Neden ve nasıl olduğunu bilmeden ve kontrol edemeden, Ji Eun Tak ne zaman bir ateşe üflese Kim Shin yani Goblin kendini orada buluyor.

    Ölüm Meleği ve Goblin bir olaylar silsilesi sayesinde aynı evde yaşamaya başlıyorlar. Birbirlerinin arkadaşı oluyorlar ve geçmişlerini ortaya çıkarıyorlar.

    Ji Eun Tak bir tavukçuda çalışmaya başlıyor ve oranın sahibi kadın rolündeki Yoo In Na da tüm olayların ve geçmişin bir parçası ve her şeyi yavaş yavaş anlıyoruz dizide.

    Dizinin genel konusu böyle. Ana konu başlı başına çok ilgi çekici ve güzel işlenmiş. Hikayenin akışı, her karakterin bir etkisi olması, geçmişlerini yavaş yavaş bulmalarını izlemek çok güzeldi. Özellikle komedi kısmından da bol bol karnımızı doyuran bir diziydi. Kim Shin ve Ölüm Meleği’nin sahneleri başrol çiftten daha fenomen oldular hatta. Hem meraklanacak hem üzülecek hem de kahkahalar atarak izleyeceğiniz bir yapım yani.

    Bununla kalmayıp dizide Gong Yoo tarafından okunan şiirler de çok güzel şiirlerdi. Benim dizinin en çok sevdiğim şeyi de şiirleriydi zaten. Hala şiirlerin okunduğu sahneleri açıp izliyorum. Şiirlerin olduğu kitap, dizinin OSTleri, karakterleri her şeyi ayrı ayrı popüler oldular. Çok emek harcanmış, her ayrıntısı incelikle düşünülmüş. Bu emeklerinin karşılığını da fazlasıyla aldılar zaten.

    Dizinin benim açımdan tek eksi yönü finali oldu. Kore dizilerinde alışık olduğumuz mükemmel giden bir diziye uygun bir final yapamama sorunsalı maalesef Goblin’de de çıktı karşımıza. Ancak bu kadarı da nazarlık olsun diyoruz çünkü bu dizinin güzelliğine leke kondurmayacak bir ayrıntı.


Bazı diziler, filmler vardır yıllar sonra açıp tekrar izleriz ve yine beğeniriz. Bu da o tarz yapımlardan biri yani. Övecek anlatacak çok şey var ancak henüz izlememiş olanlar için heyecanı kaçmasın, böyle bir yapımı sonunu bilerek izlemesinler. İzlemediyseniz eğer, kesinlikle ve kesinlikle öneriyorum. Dizinin hiçbir şeyini araştırmadan sadece açıp izleyin ki tadı çıksın.

İzlemiş olanların da diziyi izlerken neler hissettiklerini, dizinin en çok hangi yönünü beğendiklerini okumak isteriz. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere, sevgiler. ~

Bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip ederek yeni yazılarımızın tamamından haberdar olabilir.
Facebook 
Google+ 
Pinterest 

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Recent Posts

Gelmiş Geçmiş En İyi Kore Dizileri

Gelmiş geçmiş en iyi Kore dizileri sorusunun cevabını vermeden önce Kore’ye ve Kore dizilerine olan ilginiz ne zaman başladı? İlginizin...

2017 Yılının En İyi 10 Kore Dizisi

2017 Yılının En İyi 10 Kore Dizisi geçtiğimiz yılın Kore dizileri içerisinde seçtiğimiz yapımlardan oluşan koredizileri.net 'in özel listesidir. Özellikle...

Black Knight : The Man Who Guards Me (Güncel Dizi Tanıtımı)

Posterleri ve fragmanlarıyla fazlaca ilgi çeken  Kore dizilerinden birisi Black Knight: The Man Who Guards Me ile karşınızdayız. Yine Korelilerin...

Two Cops (Güncel Dizi Tanıtımı)

Two Cops Two Cops adındaki beklentileri büyük tutan ancak kendisi henüz ne anlatmak istiyor anlayamadığım bir dizilerden bir tanesi. Reply...

Wise Prison Life = Prison Playbook

Wise Prison Life Korece adıyla 슬기로운 감빵생활, İngilizce adıyla Wise Prison Life - Prison Playbook , Kore’de çıktığı günden beri...